DANISMAN ADWORKS Creative Advertising Publicity
ANASAYFA ⁄
HAKKIMIZDA ⁄
PORTFOLYO ⁄
LİNKLER ⁄
S.S.S. ⁄
İLETİŞİM ⁄
BASKI ⁄
INTERNET ⁄
YAYIN ⁄
MULTIMEDIA ⁄
FOTOĞRAF ⁄
KÜTÜPHANE ⁄
Türkçe için tıklayın. Click for English
Skip Navigation LinksDANISMANADWORKS | MAKALELER



Reklâm ajanslarının fiyat politikası nasıldır?

Reklâm ajanslarının fiyat politikası nasıldır?

Aslında hak vermek lâzım çünkü reklâmveren firmaların ya da şahısların, reklâm ajanslarının çalışma şekilleri, nasıl çalıştıkları veya neye nasıl kafa patlattıkları hakkında en ufak bir fikirleri bile olmuyor, dolayısıyla da müşteriyi "aydınlatma" işi bize düşüyor.

Toplantının başlangıcında iş konusunda konuşmaya başlamadan önce neredeyse yarım saat de bu konu üzerinde "açıklama" yapma gereği duyuluyor maalesef. Hatta bu bazen işin dışında bir tartışma konusu haline de gelebiliyor. Zaten böyle olunca da işin tadı kaçabiliyor.

Reklâm ajanslarının fiyatlandırma politikası hakkında daha önceden yazılan çok "anlamlı" bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum;

...

Öncelikle bu rakamları yadırgamak için "elma" ile "armutu" ayıralım.

Buradaki reklâm ajansı mantığı şu;

Bir masanın etrafında minimum beş kişi canlandırın kafanızda... Duvarlarda işi alınmış firmanın sektörel fotoğrafları, masanın üzerinde ürünlerinin fotoğraf ve çizimleri, hatta CEO'sunun sloganı dağılmış, beyin fırtınası yapıyorlar. Sonra sayfalarca serbest el çizim, onlarca taslak, harmanlanıyor, müşteriye sunuluyor.

Bu fiyatlara inanamayan mantıkta şu;

Bir arkadaş düşünün, oturmuş yüksek sesli fanı neon ışıklandırılmış, oyun konfigürasyonlu makinanın başına, tepesinde de eski kamyoncudan bozma lojistik patronu, RGB sihirbazından renk, ofis yazı tiplerinden tip beğeniyorlar. Amca diyor ki, "iki de çizgi koyalım bunun arkasına, hızı ifade etsin, biz hızlıyız çünkü"...

Logo tasarımı geldiğinde, yabancı logo sitelerinden kopya çekmiyor, 2.000 liraya yaptığınız iş ile 100 liraya yaptığınız işi aynı teslim etmiyorsanız bir şansınız olabilir.

Dikkatimi çekti, mesela bu fiyat listesinde "toplantı" ve "yaratıcı toplantı" fiyatları yok...

Bir kısmınız hak verecek, bir kısmınız ise "-O ne ola ki?" diyeceksiniz... Özeti; harcadığınız fosforu yerine koymanın bedeli diyelim...

Esnaf lokantasında tabağı 2,5 liradan kurufasulye satacaksanız, Fransız mutfağını ezbere bilmenizin bir anlamı yoktur.

Sanatını satacağın yer de önemlidir; bir müzayede salonunda yüzbinlerce liraya alıcı bulan bir tabloyu, İstiklal Caddesi'nde yerde satmayı denerseniz, yüz lira vermeyi çok görenler olacaktır. Çünkü sanatın değeri, bakanın gözündedir.

Herkesin emeği değerli...

Aslında aynı emeğe, aynı birim fiyattan karşılık buluyorsunuz. Yaptığınız işi eser olarak görüp, tüm birikiminizi katıyor ve yeterince ciddiye alarak zaman ve beyingücü harcıyorsanız, tüm bu zamanı birim fiyatla çarpıp fiyatlandırabilirisiniz. Yok günü kurtarmaya çalışıyorsanız, birikiminiz de o günden ibâret, çarpanınız ise sadece işe harcadığınız zamandır ki, iyi bir operatör beş dakika içinde bir logodan başka türev çiziktirebilir.

Ajansın markasına, yaratıcılığına, zekasına, grafikerin emeğine, göz nuruna, operatörün bilgisine, birikimine saygı duyup, önce kendimizin "bu skalanın neresinde olduğumuz" un kararını vermemiz lazım.

Saygı göstermeden saygı göremezsiniz!

Saygılar, sevgiler.

...

Not: Bir yazıdan alıntıdır.